|
eCeL 29... ...wrote:
sen
hala anılarımın en beyaz yanısın sen buğulu bir camın ardından izlediğim hayatın yarısısın sen sağanakla gelen sabahlarda çok eski bir şarkının adısın... Sen yemeğimin tuzu, yüreğimin buzu, anasının en güzel kızı... Sen kalbimde en tatlı sızı, sen bütün varlığımın sevimli hırsızı... Sen sevdikçe sevilesi, övdükçe övülesi, öptükçe öpülesi, aşık oldukça olunacak aşkımsın
May 13
|
|
|
................wrote:
..“sÜkÛt-u VÂveyla”..
-------------------------------------------------------------------------------- Sükûtumun baş-harfi! Elemlerimin cümle hecesi! Adın dokununca içime, Yüreğim cevap/sızlanıyor … Sancılı g(s)öz/yaşı vardiyalarımda, Kirpiğime takılan hüzünler, Ovaladıkça gözyaşlarıma batıyor! Hergün kaçak bindiğim seferlerde, Senden bana dönemiyorum. Omuzladığım can kırıklarım ellerimde sızlıyor… An be an yeni bir acıya doğrulup, Çöküyorum dizüstü ölümlere…. Virgülü kayıp, Noktası kalın puntolu bir sevda taşıyor ceplerinden.. Bense kefenle(ye)miyorum heceleri! Recmettiğin seslerin, Ardı sıra sus-a-mıyorum! Ağız dolusu çığlık biriktiriyorum!… Her satır başı hüzünlerdesin, Silkelesemde dökülmüyorsun, satırlarımdan… Düslerimi giyotine kurban ettiğinden beri, Iraksak bir vuslatın provasındayım hala!… Gökyüzünün kirpiklerimden kaydığını hissediyorum.. Ve üstüne düştüğümü devrik bir hayatın.. Yitik ömrümün ücra köşelerinde, Adım başı hep sen varsın!… Acıya bulanmıs hüznümüzü Hep Senle yuğuyorum yâr!… Düş/tü, kırıldı zaman ellerimizde! Dağıldı, toplayamıyorum… Çıkmış rayından ömrümün sevinci, Neresinden çekersem çekeyim, Bu acıya bir sevinç yamayamıyorum! Yine bir leyl sükûtunda yâr, Kuşan sevda sözlerini! Ellerinde güneşlerle, Eskisi gibi, Karanfil rengi düşlerinle gel.. Söndür elemin nârını! Ve topla cümle sözlerini, İmlâsı bozuk düşüme, Değdir harflerini! Ver elini! Kan revan olsun gidişler.. Ver elini! …………… Tut artık düşlerimin ellerinden Ya da azat et! Azat et beni kendinden!… hayırlı akşamlar ....selam ve dua ile.....
Apr. 22
|
|
|
................wrote:
Ağlamak AŞK için ağlar örmektir,
DİKEN’ler İÇ’inde GÜL’ü görmektir. AŞIK-lık CÂNÂN’a CAN-ın vermektir, VAR-lığa neden ne AŞK’tan ziyade. DÜŞ’teki İNSAN’a DÜŞ değil HAYY-at, Hep BAHAR ya da hep KIŞ değil hayat. AŞK’ın gözü kördür, diyene inat, Gördüğüm var mıdır AŞK’tan ziyade. GECE’nin İÇ’inde SABAH’lar saklı, AŞK’ı anlayamaz insanın aklı, YÂR’e GÖNÜL veren, ÖZ’ünde HAK-lı, HAK nerde bulunur, AŞK’tan ziyade. Leyla mı düşürdü Mecnun’u çöle, MEVLA’nın YOL’unda sefâdır çile, Mirac’ta Muhammed (sav), Cebrail ile, ÇİZGİ’yi geçen kim, AŞK’tan ziyade. HAYY ile hayatta, HAYR-ET’ te insan, Ya HAYR’a ya ŞERR’e gayrette insan, SÛR’a dek SIRR’ına SÛRET’ te insan, SÎRET’in bilemez AŞK’tan ziyade. Doğumdan ölüme AŞK hikâyesi, “ÖLMEDEN ÖLMEK” tir AŞK’ın gayesi. NEYZEN’siz duyulur mu NEY’in sesi, NEYZEN’in kim olur, AŞK’tan ziyade. KAL; SÖZ’dür, KALEM’den tüm KELİME’ler, KUL; “DE” KELÂM’ı… O, DİL-inle DİL-er. KALB’indeki SÖZ’ler KİM’den geldiler, KELÂMULLAH ne ki AŞK’tan ziyade… İKİ GÖNÜL BİR-se, samanlık SEYR-AN, GÖNÜL-ler BİR-likte, KİM KİM’e HAYR-AN, DİRİ-den DİRİ-ye akmakta CERY-AN, CAN nedir DİRİ’de AŞK’tan ziyade. YAR-amaz YAR-ama YÂR’dan başkası, AŞIK’a LÛTUF’tur ellere YAS’ı, AŞIK KİM, MAŞUK KİM VUSLAT sonrası, EL-AN ne OL-AN ne AŞK’tan ziyade. YÂR AN-ar yüreğin yangını YÂR’dan, YÂR ile KIŞ YEĞ’dir, YÂR’sız BAHAR’dan, YÂR-in bilmeyene NUR farksız NAR’dan, NAR’ı NUR eden ne AŞK’tan ziyade. ÇAMUR'dan BİR zerre İNSAN HAKK'a KUL, HAKK'ın MURADI ne, O'nu ara bul, HAKK'tan HAKK'la, HAKK'tır, HAKK'a giden YOL, Kendinden KENDİNE, AŞK'tan ziyade. Her yanı sarınca, kor alevleri, AŞK'ına KÂBE'dir, GÖNÜL EVLERİ, KOR'a karşı koymak, KÜL'ün hüneri, KUL'u KÜL eden ne AŞK'tan ziyade. Hayat kışkırtıcı bir kış öyküsü, GÖRÜNMEZ’in görün-TÜLÜ ÖRTÜ’sü, HAYÂL VAR mı VAR olsun görüntüsü, O VAR ÖZ’de GÖZ’de AŞK’tan ziyade. Ne dünde gizlidir ne de yarında, YÂR GÖNÜL-lerin en bahti-YÂR-ında, YETİM YÜREĞİ’nde, ÖKSÜZ BAĞRI’ında, CAN’da CENNET mi VAR, AŞK’tan ziyade Güzellik EŞYA’da güz güneşidir, LEŞ’i güzel gören kuzgun eşidir. NASİP’tir, KISMET’tir, YAZGI işidir, YAZAN-YAZDIRAN KİM AŞK’tan ziyade Karanlıkta AK-KAR bile karadır, YÂR-sızlık karanlık, onmaz yaradır, “YÂR “ diyen YOLCU’nun YOL’u NUR’adır, YOL’u NUR’u nedir AŞK’tan ziyade. Her ŞEY’i KENDİNE perde eyledi, PERDE’de kaldı KUL, ne’tti, neyledi, Kuluna KELÂM’ın KİM’le söyledi, BİLEN,BULAN,OL-AN AŞK’tan ziyade selam ve dua ile....
Apr. 16
|
|
|
................wrote:
Geçenlerde bir sevgi buldum yolda...
Aldım onu yerden yavaşça, Çatlamıştı her yeri... Tozlanmış... Yıpranmıştı. Ellerimle dokundum yavaşça... Ürkekçe içine çekildi birden Gülümsedim... Sıcak ve içten, Üstündeki tozları temizledim dikkatle "Acaba?" dedim kendi kendime... Acaba eski haline getirebilir miyim? Dikkatlice çantama yerleştirdim, Artık eve gitmeliydim... Onu görmek, dinlemek... Ona dokunmak istedim delicesine... Eve gidip odama kapandığımda, Oturdum önce çantamın başına. Açmasam daha mı iyi olur acaba? Ya... Ya daha da kırılırsa... Ona dokunmamı istemezse Ya da sevmezse beni! Hayır, yine de görmeliyim. Günlerce... Evet, günlerce dinledim Onu Bir gece güldüm, Bir gece ağladım yaşadıklarına. Ve... Ondan sonraki her gece sadece ağladım. Üzgünüm sevgi, Yaranı kapatamayacağım kadar kırmışlar seni. Üzgünüm sevgi, Belki ölüm senin için olacakların en güzeli... Üzgünüm sevgi, Parça parça yaşatılamayacak kadar bütünselsin. Ve, üzgünüm sevgi... Çünkü sen, Ya hep güzelsin doyana dek, Ya da bir bilinmeyensin sonsuza dek... selam ve dua ile....
Apr. 14
|
|
|
ali sönmezwrote:
UNUT GİTSİN (Let him go over Forget)
ömrümün gizli baharıydı dersin geçen kışın karıydı korsan bir hayaldi bir yalanıydı düşlerimin gözümde kalan dalında solan bir garip çiçekdi dersin unut gitsin.... unut gitsin siliver yüreğinden şiirlerimi yalandı, elleri dudakları,dersin çürük bir dişti, çektim attım uzamış tırnağımdı kestim, dersin İçimde yanan bu ateş yalan kirpiğimde yaştı, akdı dersin unut gitsin.. unut gitsin ayların günlerini unuttuğu gibi dündü..geldi geçti dersin dalların yapraklarını unuttuğu gibi sarardı..uçtu dersin kızıl bir rujdu sildim dudaklarımdan saçımda boyaydı değiştirdim dersin unut gitsin.. unut gitsin anılar geçmişe mahkum yaşanmayan bir düştü dersin elimden düştü sırça bir bardaktı, kırıldı dersin gönlümün sızısı alnımın yazısı kaderim değildi, dersin usandığın bir giysi farzet çıkardım attım, dersin unut gitsin... kalksın kalbindeki ağırlığın bir barışık bir darğınlığın zahmetini çekemedim, dersin mevsim yanlış zaman yalan ben hiç sevmedim ki, dersin kazara açmış bir güldü birkaç gün yaşadı öldü, dersin öldü, dersin unut gitsin... Ali SÖNMEZ
Mar. 24
|